İzmir’de yer alan ÇOGEM (Çocuk ve Gençlik Merkezi) projesi, farklı yaş gruplarına hitap eden sosyal ve eğitsel faaliyetlerin gerçekleşeceği çok işlevli bir kamusal yapı olarak tasarlanmıştır.
İzmir mimarlık ofisi olarak ele aldığımız, Çiğli’de konumlanan bu eğitim yapısı projesinde; kullanıcıların mekânla kurduğu ilişkiyi güçlendiren, esnek kullanım senaryolarına olanak tanıyan ve bulunduğu çevreyle dengeli bir ilişki kuran bir yapı yaklaşımı benimsedik.
Farklı yaş gruplarına hizmet eden bu kamusal yapıyı, yalnızca belirli işlevleri barındıran bir yapı olarak değil; kullanıcıların günün farklı zamanlarında deneyimleyebileceği, etkileşimi ve sürekliliği destekleyen yaşayan bir mekân olarak kurguladık.
Yapı, bulunduğu kentsel çevre içerisinde hem bir odak noktası hem de geçirgen bir kamusal alan olarak ele alınmıştır.
Farklı yaş gruplarına hizmet eden programın gerektirdiği çeşitlilik, mekânsal organizasyona doğrudan yansıtılmış; iç ve dış mekân ilişkileri güçlü tutularak kullanıcıların yapıyla kurduğu etkileşim artırılmıştır.
Proje, farklı işlevlerin bir arada çalıştığı, ancak gerektiğinde ayrışabilen esnek bir plan kurgusuna sahiptir.
Ortak kullanım alanları, dolaşım aksları ve açık alanlar arasında kurulan süreklilik, kullanıcıların mekânı özgürce deneyimlemesine olanak tanır. Bu yaklaşım, yapıyı yalnızca bir yapı olmaktan çıkararak yaşayan bir kamusal alan haline getirir.Yapının cephe tasarımında, tuğla kaplama ve güneş kırıcı elemanlar belirleyici rol oynar.
Tuğla yüzey, yapıya hem yerel hem zamansız bir karakter kazandırırken; güneş kırıcı elemanlar, gün ışığını kontrol altına alarak iç mekân konforunu artırır. Bu iki bileşen birlikte çalışarak, cephede ritmik ve geçirgen bir dil oluşturur.
Cephede kullanılan güneş kırıcı sistem, gün boyunca değişen ışık ve gölge etkileri oluşturarak yapının algısını sürekli olarak dönüştürür.
Bu durum, iç mekânda dengeli bir aydınlatma sağlarken, dış cephede de dinamik bir yüzey oluşturur.Proje, kullanıcıların yalnızca belirli saatlerde değil, günün farklı zaman dilimlerinde de kullanabileceği bir kamusal yapı olarak kurgulanmıştır.
Açık alanlar ve yarı açık mekânlar ile desteklenen bu yaklaşım, yapının çevresiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirir ve süreklilik sağlar.